Bir keşif yolculuğu MANDALA


Untitled-1 copy copy.jpg

Geçenlerde ne zamandır bir merakla araştırdığım bir şey bir anda karşıma çıktı. Hiç kaçırır mıyım hemen fırsatı değerlendirdim. Üniversitede tasarım eğitimi almış olmanın getirdiği biraz da olsa çizim yapmaya aşina ellerim yoga ve çizimin buluştuğu bir teknikle tanıştı sonunda. Mandala. Tam bir içsel yolculuk, tam bir meditasyon ve kendinizi çocuk kadar şen hissedebileceğiniz eğlenceli bir alan. Sonrasında hissettiğim şeyleri anlatmam şu an gerçekten zor, işin sırrını henüz çözebilmiş değilim. Bu hissi okuldayken iyi ki yakalamamışım yoksa yolum buralardan geçmeyebilirdi, belki tasarımcı olarak devam ederdim hayatıma.

Kendisi de yoga eğitmeni Tuba Ergün'den öğreniyorum mandalayı ve gerçekten sadece yogada değil bu işte de gayet iyiymiş, yaptıklarına bayıldım. T-shirtlere bile bastırmış yaptığı mandalaları ve bu konuda aranılan marka olacağına eminim. Onun sayesinde mandalayı biraz daha araştırdım, merak edenler için mandala nedir ne değildir biraz özet geçeceğim. Şimdilik teşekkürler Tuba ve markası LAL.

Temel olarak mandala, derin bir konsantrasyonla yapılan, daire veya kare şeklinde olabilen ve sizi yavaşlatıp, zihninizi sakinleştiren, rahatlatan bir uğraştır diyebiliriz. Sanskritçe bir kelime olan mandala, daire, çember anlamına da gelmektedir. Manda (enerji, öz), La (kap) anlamına da gelmektedir, birleştirirsek enerji tutan kap anlamına geliyor aslında.

Çok eski yüzyıllardan (kırk bin yıl öncesine dayandığı söyleniyor) günümüze kadar gelen, ilk zamanlarda mağaralarda duvarlara hayatta yaratmak istenilen her neyse onu çekmek amacıyla çizilmeyle başlanmıştır.

Uzun uzun bakınca sanki sizi merkezine çeken bir tarafı varmış gibi geliyor olabilir çünkü özünde herşeyin mistik merkezini sembolize ediyor mandalalar. Ortada bir merkezden başlayıp dışa doğru gelişen figürlerle büyüyor.

Daire özünde bütünlüğü simgeler, bir ucu sonsuza diğer ucu bedenimize ve aklımıza kadar uzanır. Aslında sözlü iletişim olmayan dönemlerde bir tarz dua aracı olarak kullanılmıştır.

Her mandalanın kendi içinde bir düzeni vardır. Tıpkı bizim yaşamlarımız gibi.

Birçok dinlerin temelinde varolan mandala kültürü, hayatı, evreni, varoluşumuzu desenlerle anlatma tekniğidir.

Sadece bir çizim tekniği değildir mandala, içsel bir iyileşme sağlar, dengeye getirir. Çünkü mandala çizerken beynin sağ ve sol yarımküreleri dengelenir, düşünce ve sezgilerimizi bir noktada toplayabildiğimiz için merkezde kalabilmemizi sağlar.

Aslı Hindistan'a kadar dayanan mandala, hint kökenli dinlerde metafizik veya sembolik bakımdan meta veya mikro kozmosu gösteren şekillere verilen isimdir. Yaşamı ve dünyayı, varoluşumuzu desenlerle anlatan bir çizim tekniği olduğunu da söyleyebiliriz ancak mandala sadece bir çizim tekniği değildir, içsel bir düzelme ve denge kurmamızı sağlar, düzen içerisinde disipline dayalı olarak gelişir.

Mandala çizerken

-Zihin sakinleşir, dinlenir

-Tempo yavaşlar, iç huzur artar

-Sakin, serinkanlı ve sabırlı olmak kolaylaşır

-Beden zihin ve ruh bütünleşir

-Dikkat toplama ve konsantrasyon artar

-Stresle daha kolay başedilir, yeni çözüm yolları bulmak kolaylaşır

-Yaratıcılık artar

-Kendi gerçekliğiniz ve dışınızdaki gerçekliğin birbirinden ne kadar farklı ya da aynı olduğunu keşfedersiniz.

İçten dışa doğru yuvarlak olarak büyümesi, kendimizi, hayatımızı, yaşadığımız dünyayı değiştirme potansiyelimizin de büyümesi anlamına gelir.

Mandalalar hayatımızın gelişen süreçlerini simgeler.

Mandalada amaç sanat eserleri yaratmak değil, o bir araç, içinizdeki yaratıcılığı ortaya çıkarmak için sadece bir kalem, kağıt ve pergel yeterli sonrasını akışa bırakın dökülenlere kendinizde şaşıracaksınız.

#mandala #meditasyon

Son Yazılar
Arşiv
Etiketler
Henüz etiket yok.
Sosyal Medya
  • Google+ Temiz Gri
  • LinkedIn temiz gri
  • Pinterest Temiz Gri
  • Instagram Temiz Gri
  • Twitter Temiz Gri
  • Facebook Temiz Gri