Hayata ne kadar izin veriyoruz? - I


1c5f0161-06d2-41d8-8910-fd2eb8cd58ad.jpg

Yıllardır elimin altında her sezon aklıma gelen, birşeyleri araştırmak için tekrar tekrar baktığım bir başucu kitabıdır Louise Hay’in Düşünce Gücüyle Tedavi kitabı. Nasıl ki hücrelerimizi yiyeceklerle, hava ve suyla besliyoruz, düşüncelerimizin de olumlu önerilerle beslenmeye ihtiyacı vardır. Einstein’ın çok sevdiğim bir lafıdır ‘Sorunlar sorunu yaratan kafalarla çözülmez.’

Aşağıdaki listeye sadece göz ucuyla bile bakınca anlaşılıyor ki aslında hastalıkların temelde çok basit sebepleri var. Korku, bağımlılıklar, alma verme dengesinin bozulması, öfke, geçmişinden özgürleşememe, affedememe, eleştirme, suçluluk vs… Özünde hepsi akışı reddetmek, potansiyelimizde olanı tam kapasite kullanmamak, içinde bulunduğumuz an yerine geçmişte anılarla ya da gelecekteki planlarla yaşamak.

Küçüklüğümüzden beri hastalık zamanları bize hep hoşa gitmeyen anlar olarak öğretildiği için şu an herhangi bir rahatsızlığın (sivilceden kansere) bizimle iletişim kurmaya çalışan bedenimiz olduğunu kabullenmek biraz garip gelmiş olabilir. Neyseki günümüzde olumlu düşünmeyle sağlıklı yaşamına kavuşan kanser hastaları bu konudaki en gerçek örneklerden. Hiç etrafınızda 'her sene en az iki üç kere hasta olurum' diyen, bütün odağı hastalıkta ya da başına gelecek olumsuzluklarda olan arkadaşlarınızın nezle olmadan geçirdiği bir kış gördünüz mü? Biz neye inanırsak oyuz ve dünyaya hangi gözlükleri takıp bakıyorsak etrafımızı da o şekilde görüyoruz.

Hastayız diyorsak hastayız, iyiyiz diyorsak da iyiyiz. Amaan canım hastayım dediysem öylesine dedim bişeyim yok aslında demekle gerçekten hastayım demek arasında nörolojik açıdan hiçbir fark yok. Her ikisinde de odak hastalıkta.

Çünkü patronu olduğumuzu zannettiğimiz beyin aslında düşündüğümüzden daha zeki ve şakadan da anlamıyor. Peki nasıl yapalım canım hiç hasta olmadan da ömür geçmez ki diyorsunuz büyük ihtimalle bunları okurken. Bilincimizdeki düşünceleri dönüştürerek kendimizi dönüştürürüz, biz dönüştüğümüzde de hayatımız dönüşecektir. Bazen değişim bir anda olurken bazen bir ömür sürebilir. Bu tamamen olaylara yaklaşımınızla ilgili. Her bir saniye önümüzden binlerce duygu gelip geçerken biz onlardan sadece birini seçip hayatımıza katmaya karar veriyorsak belki bunun için iki kere düşünebiliriz. O kadar olasılık içinden kendime bunu mu layık görüyorum?

Aşağıda kitabından alıntılar yaptığım yazar Louise Hay de kanser hastalığını mucize gibi bir şekilde atlatmış ve mesajı da şu; “Eğer gerekli zihinsel çalışmayı yapmaya hazırsak, hemen her hastalık iyileştirilebilir.” Yazar; sorun, buna yol açan sebepler ve bunu dönüştürmek için olumlamalar şeklinde bir yaklaşım geliştirmiş. Olumlama yaparken kendi yarattığınız, size sıcak gelen cümleler de kullanabilirsiniz tabii ki fakat bununla ilgili önerim sağlığa giden yol sağlıklı bakış açısından geçer, olumlama yaparken olumsuz kelimeler kullanmamaya özen gösterin.

Bunları yazarken çok sevdiğim bir Gandhi dizesi geldi aklıma

Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür,

Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,

Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,

Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,

Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür,

Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,

Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.

1.jpg
2.jpg

#mutluluk #sağlıklıyaşam #bedendekisifa #sağlık

Son Yazılar
Arşiv
Etiketler
Henüz etiket yok.
Sosyal Medya
  • Google+ Temiz Gri
  • LinkedIn temiz gri
  • Pinterest Temiz Gri
  • Instagram Temiz Gri
  • Twitter Temiz Gri
  • Facebook Temiz Gri